WhatsApp Image 2021-04-24 at 16.05.15.jp

Dicle SAĞLAM

05.09.2022

BAŞLAMADAN BİTENLER

Ruj uygulanıyor
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Konuk odasının yanındaki odaya davet edilmiştim. Bu duruma sevindim, çünkü kütüphanenin hemen yanındaki oda, işte bu odaydı. Henüz koltuğa kurulup kendimi yeniden ifade etmeden önce kütüphaneyi gezmek istedim. Burası, staj yaptığım iki ay boyunca en ferah bulduğum yer oluşundan ziyade, en rahat telefon görüşmelerini yapabildiğim yerdi. Tabii odada kimse yoksa…Ola ki birileri gelirse diye bir yandan kulağımda telefon tutuyor bir yandan da kitap arıyordum ve bu masum oyun aniden odaya gelen birilerini püskürtmeye yetiyordu. Aylin abla dışında. Bu odanın sorumlusu. Hem iyi niyet elçisi gibi görünen hem de bakışlarıyla buz kestiren tuhaf kombinasyon…

Bu kez konuk olarak geldim işte. Duyan da canlı yayına çıkacak sanır. Aslında gören kesinlikle canlı yayına çıkacağımı düşünür elbette, zira leopar tabanlı siyah deri çivi topuklularımla bakın ben burdayım, artık daha çok burdayım dercesine bir havam olduğunu herkese sezdiriyordum. İlk görüşmelerde turuncu tonlarında kıyafet taşımanın ya da aynı renkte aksesuar kullanmanın olumlu bir izlenim yaratacağını durmadan söyleyen, aynı zamanda psikoloji diplomasına sahip yaşam koçlarının tavsiyesine uyarak, turuncu taşlı zarif bir kolye takmıştım. O benim aksime siyahlara bürünmüştü. Gayet sade ve şık bir görüntüsü vardı. Sıklıkla yelek de giyerdi, fakat bugün giymemişti. Demek ki artık gömlek kâfi diye düşünüyordu çünkü yıllarca ceket  giydi, konuğunun karşısına geçti ve onları zor sorularıyla sıkıştırdı. Bu eylemden zamanla giderek uzaklaşmıştı. Evet. Gömlek kafi. Demek ki, artık ya soruları ciddiye almıyordu ya da soru sorduğu kişileri. Bu konuda eminim fakat daha da emin olduğum bir şey var ki, kendini fazlasıyla ciddiye alıyordu. Bense bugün oyun oynamaya gelmiştim. Karşısına oturup, erkeği çileden çıkartan Zeki Demirkurbuz filmlerinin kadın karakterleri gibi ya da ‘’hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu.’’ diyen Oğuz Atay kahramanları gibi…

Oyunlar oynamaya gelmiştim…

Peki ne oynanabilirdi bu adamla, nasıl başlanırdı? Alyansına farkında olmadan gözüm takılıyormuş gibi yapsam diye düşündüm. Niçin ilk olarak bunu geçirdim zihnimden? Niçin boynuna, siyah saçlarına ya da gözlerine değil de o metale odaklanma oyunu oynamalıydım. Bunun yanıtını vermek yerine, niçin sorusunu kendime soruşumun gereksiz olduğunu söyledim bir çırpıda. Niçin değil nasıl sorusu beni zafere ulaştırırdı. Ya da zafere çok benzeyen bir şeye. Yani ‘’aldanışlara’’ diye yanıt verdi bir başka ses. Zihnimde kaç kişi yaşıyordu böyle. “Sus” dedi birden oyun kurucu tarafım. ‘’Siz sıranızı savdınız, söz sırası mavzer arkadaşta.’’ Zihnimden Mayakovski’den dizeler saçılıverdi etrafa. Büyük bir gizlilik içinde zihnimi hızlıca toparladım.

Peki bu adamın aklında ne vardı? Nasıl varacaktı konuşma benim istediğim yöne doğru? Ahh ne kadar da sabırsızım. Gölge yazarlık üzerine konuşmakla birlikte, biraz da beni yakından tanımak istediği aşikardı. Fakat mini eteğim ve gösterişli bluzumun üzerinde at kuyruğu yaptığım saçlarım bir nebze olsun az tehlikeli sinyalini veriyor mu bilinmez, bu adamın zihnindeki resmimi biraz yorumlama gücünü bulur bulmaz şunu fark ettim: Önce kendinden bahset demesi ve sonra biraz kendinden bahsetmesi (üniversite yılları, çapkınlıkları vs de dahil) oyunumu tıpkı bir atarideki gibi aşama kaydederek oynayabileceğimi gösteriyordu. Bilgisayar yerine niçin atari dedin diye sordu, pek sevemediğim zihnimdeki diğer ses? ‘’Bilmem, atari mutlaka oynamıştır, o kadar genç değil nihayetinde diyebildim. Çok saçmalamıştım. Kendime böyle saçma cevaplar veriyorsam, ağızdan çıkıyor olanlara daha çok özen göstermeliydim. Yoksa sonum; ‘’Başlamadan Bitenler’’ karikatür serisindeki gibi olabilirdi.

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle