özlem özağaç.jpg

Özlem ÖZAĞAÇ

04.10.2021

KIRMIZI PAZARTESİ

WhatsApp Image 2021-09-30 at 21.41.24.jpeg
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

    “Gabriel Garcia Marquez Latin Amerika’da büyülü gerçekçilik olarak anılan akımın önde gelen yazarlarındandır.” Tüm kaynaklarda karşımıza çıkan bir cümledir bu. Peki biz bu cümlenin yanına, yazarın kaç eserinin adını sayabiliriz ya da o eserlerdeki büyük resmi hakkını vererek nasıl yorumlayabiliriz? 


     Marquez yazmaya karikatür çizerek başlamış. Bunun yanında yazma yetisini farkında olmadan geliştiren şeyi kendisi şöyle ifade ediyor: 
“Komik olan ise, şimdi fark ediyorum, lisedeyken herkes beni yazar olarak bellemişti, tek kelime yazmamama rağmen. Hani ben yazardım ya, ne zaman bir broşür ya da imza kampanyası olsa metnini bana yazdırırlardı. Üniversiteye başladığımda, akranlarıma kıyasla çok daha iyi bir edebi geçmişe sahip olduğumu fark ettim.”


      Yazarlığındaki en büyük pay dedesi ve büyükannesine aittir zira dedesi savaş anılarını anlatmayı seven bir adam, büyükannesi de en acımasız olayları kılını bile kıpırdatmadan, görüyormuşçasına anlatan bir kadındır. Yıllar sonra ikisinden dinledikleri “Yüzyıllık Yalnızlık” eserinde ölümsüzleşir. Yazar, dilinin bütün zenginliklerini çok iyi bilip kullanması sayesinde düzyazıda bile şiirin gücünü yansıtabilmiştir.  


     Yazarın 1981 yılında yayımlanan “Kırmızı Pazartesi” romanında, bir cinayetin odağında olan Santiago Nasar’ın öyküsü anlatılmaktadır. Kitap roman kahramanının öldürüleceğinin okuyucuya ilanı ile başlıyor. Kitabın sonu başından belli olsa da Marquez, okuyucuyu cümleleri ile kitaba bağlamayı başarıyor.


      “Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi öz yaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum. Bundan önce de en iyi romanım Yüzyıllık Yalnızlık değil de Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı yapıtımdı. Ben öyle sanıyordum ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın Kırmızı Pazartesi olduğunu sanıyorum.” diyor Marquez bir röportajında. Sanatçıların eserleri arasında seçim yapmalarının zorluğunu bildiğimizden, bu cümleler oldukça iddialı. Gabo kim bilir neler gizledi bu incecik kitabına.

 

      Yirmili yaşlarındaki genç ve yakışıklı Santiago Nasar o sabah evinden çıkarken pek neşelidir. Beyazlar giymiş, saçlarını güzelce taramış, yüzüne bembeyaz dişlerini hafifçe gösteren o çekici gülümsemesini yerleştirmiştir. Kasabada genç adamın o gün öldürüleceği çoktan duyulmuşsa da, kimileri buna inanmamış, kimileri de ciddiye almamış, sonuçta hiç kimse gün boyunca Santiago’yu uyarmamıştır. 


      Kasabaya sonradan gelen ve hakkında pek de fazla şey bilinmeyen, ancak kısa zamanda kasabalıların sempatisini kazanan esrarengiz Bayardo San Roman, kasabanın güzel kızlarından Angela’yı  görür ve onunla ile evlenme isteğini Vicario ailesine iletir. Angela aşık olmadığını öne sürerek evlenmeyi istemez, ancak ailesinin ısrarıyla evlenmek zorunda kalır. Çok gösterişli ve kalabalık bir düğün olur. Santiago da düğündedir. Düğünden sonra damat, bakire olmadığı gerekçesi ile gelini babasının evine geri getirir. Angelina son anda eşini kandırmaktan vazgeçmiştir.  Annesi Angelina’yı döver, kasaplık yapan kardeşleri Pablo ve Pedro, Angela’dan olayın sorumlusunu öğrenmeye çalışırlar. Angela’nın ağzından Santiago Nasar adı çıkar. 


      Düğünün ertesi sabahı çekici gülümsemesi ile evden çıkan Santiago Nasar öldürülmüştür ve Peder ona otopsi yapar. Santiago’nun kokusu her yere ve her şeye sinmiştir. Santiago Nasar namusla oynamanın cezasını çekmiş, Vicario kardeşler ailenin onurunu kurtarmış, kız kardeşlerinin namusuna sahip çıkmışlardır! 


    Kitapta; işleneceği bilinen bir cinayeti, cinayete neden oluşturan namus kavramını, toplumun kadına ve erkeğe bakışını, toplumsal değerlerin bireyler üzerinde oluşturduğu baskıyı ve önyargının gücünü okuyoruz. 


      Hikâye röportaj tekniği ile anlatılıyor. Yazar, kahramanların olaya tanıklıklarına ve onların bakış açılarına yer  vererek  zamanda geriye dönüşler yapıyor. Aynı yerde yaşayan ve aynı olaya tanıklık eden insanların aynı kişi hakkında birbirinden ne kadar farklı görüş ve duygulara sahip olduklarını gözler önüne seriyor.


    Yazar cinayeti ön plana yerleştirirken, toplumun kadına bakışını, toplumlara ve zamana göre değişen suç kavramlarını, insanların önyargılarını,  toplumsal değerlerin birey üzerindeki baskılarını ve bu baskıların yol açtığı olumsuz sonuçları anlatıyor. Bu baskı ve önyargılar toplumun geneline yayıldığında değişikliğe uğramadan devam ediyor ve insanların hayatını bir anda değiştirebiliyor. Yazar bu tehlikeli duruma dikkat çekiyor.


     Can yakıcı bu hikâyenin bizim yaşadıklarımızla ne kadar benzer olduğunu okuduğumuzda şaşırdığımızı düşünmüyorum. Sosyal medyada, basında bunun gibi onlarca olayı okuduk, okumaya devam edeceğiz. Düşünmemiz gereken şey şu olmalı; birey olarak bizler toplumun dayattığı bu baskın görüşten kaçabiliyor muyuz, buna benzer bir hikâye duyduğumuzda sesli olarak dile getirdiklerimiz ile sessizce mırıldandıklarımız aynı cümleler mi? Yoksa biz de bu değirmende öğütülerek suskunluğumuzu gelecek kuşaklara mı aktarıyoruz? Toplum olarak iyileşmenin bireysel iyileşme ile mümkün olduğuna inanıyorum. Özdemir Asaf’ın dizeleri ile yazımı sonlandırırken herkes için sağduyu diliyorum. 

 

SUSMANIN İKİNCİ YÜZÜ
Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde…
Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde…
Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar,
Önce sakladıkları, bir adamın içinde.

            Sevgiyle ve kitapla...

KIRMIZI PAZARTESİ, GABRIEL GARCIA MARQUEZ

Çev. İnci KUT
CAN YAYINLARI

    

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle