top of page
Ümit Yaban ile (Facebook Kapak Fotoğrafı).jpg

Ah ilk kitaplar! Yazandan bir parça kopacak da evrende yıldız gibi parlayacakmışçasına müstesna bir öneme sahip ilk kitaplar. Bu önem hem yazarlar hem de edebiyat tarihi için geçerli. Biz de bu heyecana ortağız ve büyük bir zevkle yazarların ilk göz ağrılarının görünürlüğüne katkı sunmayı görev biliyoruz.

Ümit Yaban

WhatsApp Image 2026-02-28 at 19.40.48.jpeg

"Ümit Yaban ile İlk Ümit" röportajları yeni konukların ilk kitaplarıyla romanoku.org adresinde devam ediyor.

Ümit Yaban'ın bu seride sitemizdeki yeni konuğu "Bana Dileğini Söyle" adlı kitabıyla Mine Çiğdem Özcan.

ümityaban1_edited.png

Sayın Mine Çiğdem Özcan ilk kitabınız Bana Dileğini Söyle’yi kutlarım, Romanoku Yayınların’dan elimize geçti keyifle okuduk teşekkürler. Öncelikle merak ettiğim sizsiniz, edebiyatla kurduğunuz ilişkiye de değinerek kendinizi tanıtır mısınız? Mine Çiğdem Özcan kimdir?

image0 (1).jpeg

Öncelikle yolculuğuma eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim. Ben her şeyden önce bir kitap severim. Okumak hayal dünyamı zenginleştirirken, yazmak kendime uzattığım bir el oldu hep. Bana Dileğini Söyle ile bu eli şimdi okurlarıma da uzatıyorum. 

 

Romanımı yazmayı tamamlayıp metni demlendirdiğim süreçte öyküler kaleme aldım. Çiçekli Valiz adlı öyküm, Myrina Yayınları’nın düzenlediği öykü yarışmasında ödül alarak kolektif bir kitapta yer aldı. Zaman Erimiş Ellerime Bulaşmış adlı öyküm Asonans Dergi’de yayımlandı. Ayrıca Suskun isimli öyküm Asonans Dergi’nin podcast yarışmasında ikincilik ödülüne layık görüldü ve Spotify’da seslendirildi.

Sanırım yazarak içimizdeki suskun çocukların sesi olmak istiyorum.

Yazma yolculuğu nasıl başladı? Yolda bir atölye ya da editörden destek aldınız mı? Bu yolculuğa yeni çıkanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Beş yaşında okula başladım. Okula gitmek için ağladığımı hatırlıyorum; öyle ki bir öğretmen “gidip gelsin, şimdilik kaydını yapmayalım. Nasıl olsa sıkılır” demişti. O zamanlar farkında değildim belki ama bugün dönüp baktığımda, okumanın ve yazmanın gücünü elime aldığımda doğru karar vermişim diyorum.

Yazı yolculuğum günlüklerle başladı; ardından mektuplar ve şiirler geldi. Arkadaşlarıma özel günlerde şiirler yazar, çerçeveletip hediye ederdim. Meğer kelimeler kurdelalara sarılıp armağan edilebilecek kadar kıymetliymiş. Defterlerim hiç eksik olmadı; aklıma gelenleri not aldım. Ama uzun süre “haddim değil” düşüncesi cesaretimi kırdı. 

 

Bir gün cesaretimi toplayıp içimde olgunlaşan hikâyeye kulak verdim ve yazmaya başladım. Bitirene kadar herhangi bir eğitim ya da atölye desteği almadım. Bilinçli olarak belli kuralların ve tekniklerin dışına çıkmak, içimden geldiği gibi yazmak istedim. Ancak metni tamamladıktan sonra kendimi değerlendirebilmek için bir öykü atölyesine katıldım. Bu süreçte sevgili Kerem Bozkurt hocamın desteği benim için çok kıymetliydi.

Yazmaya yeni başlayanlar için arkadaşça bir önerim var: Yazın. İçinizden geldiği gibi yazın. Çünkü yazmak için gerçekten yazmak gerekiyor.

Yaşanmışlıklar, gözlemlediklerimiz, iç dünyamız yazdıklarımızın bel kemiği olsa da sizin yazarken ilham kaynaklarınız, hikâyelerinizin temelini oluşturan unsurlar nelerdir?

İlham perilerim her yerde uçuşuyor olabilir; okuduğum bir kitabın tek bir cümlesinde, izlediğim bir filmde, duyduğum bir şarkıda, bir gün doğumunda ya da saçlarımı uçuran yaz rüzgârında… Ama aslında ilham dediğim şey, yaşadıklarımızla iç içe olabilmekte saklı. 

 

Dünyanın dertlerini dert edinmekte, sevdiklerimin mutluluğuyla mutlu olabilmekte. Hikâyelerimin temelini oluşturan şey sanırım yaşamın kendisi; onun özü, akışı...

Yazım süreciniz belirli bir disiplin veya ritüel çerçevesinde mi ilerliyor? Yazar tıkanıklığını aşmak için benimsediğiniz özel yöntemler var mı?

Bir ritüel… Hep söylerim; bir çiftlik evim ya da denize bakan bir odam olsa, orada inzivaya çekilebilsem diye. Ama gerçek hayatta bunun pek mümkün olmadığını biliyorum. Belki de olmamasının bana kazandırdığı bir özgürlük var; her yerde yazabiliyorum. 

Yine de en sevdiğim saatler sabahın erken saatleri. Henüz kimsenin uyanmadığı, zamanın yavaş aktığı o saatler… Yazıyla en rahat buluştuğum anlar onlar. 

 

Yazar tıkanıklığı ise bugüne kadar yaşadığım bir sorun olmadı.

Kitabınızın genel teması nedir? Temayı oluştururken bilinçli bir şekilde mi hareket ettiniz yoksa yazım sürecinde kendiliğinden mi ortaya çıktı? 

Bana Dileğini Söyle’nin temelinde insanın geçmişiyle kurduğu, çoğu zaman da kuramadığı ilişki var. Tabii her şey aşkla başlar. Bir aşk hikâyesinin çevresinde gelişen travmaları, aile ilişkilerini, arkadaşlık bağlarını, bastırılmış duyguları, yüzleşmeleri, gerçek vedaları anlatan bir roman. 

 

Aile ilişkileri, özellikle de çocukluk travmaları ve hafızamızda yer eden, hayatımızı şekillendiren anılar, mutlaka işlemek istediğim konulardı. Ancak ben bir taslak oluşturup onu adım adım yazan bir yazar değilim. Hikâyemi sürece bırakmayı seviyorum. Karakterlerim olgunlaştıkça kendi yollarını buluyorlar. Sanırım onlara seçim hakkı tanıyorum.

Kitabınızı okuyan birinin aklında en çok hangi soruların veya duyguların kalmasını isterdiniz?

Aslında her kitap okuruyla yeniden yazılır. “Bana Dileğini Söyle” benden çıktı, artık okurların oldu. İçlerindeki bir yerlere dokunduysa, tanıdık geldiyse ne mutlu bana. Bu da benim dileğimin gerçekleştiği anlamına geliyor.

Kitabınızı yazarken ve yayımlarken aldığınız en değerli tavsiye ne oldu?

“Yaz. Çünkü sen yapmak isteğin şeyi, asıl tutkunu buldun. Bunun tadını çıkar. “

Yeni dosya hazırlığınız var mı? İlk kitap tecrübesini yaşamış biri olarak, ikinci dosya hazırlığında mutlaka buna dikkat edeceğim dediğiniz başlıklar neler?

Yeni dosya hazırlığım var. İlk kitabım yayımlandığında, sanırım önce hemen okunmalı telaşına kapıldım. Neyse ki bu duygudan çabuk çıktım. İkinci dosyada dikkat edeceğim en önemli şey şu: Yine en sevdiğim şeyi yapacağım. Gerisi zaten yolunu bulur.

Sorularımla okuyanların hem sizi daha iyi tanıması hem de kendi kafalarındaki soru işaretlerine bu yoldan geçmiş birinden cevap bulmalarını diledim. İkinci kitabınızı heves ile bekliyorum. Gönlünüze, kaleminize layık ömrünüz olsun. Teşekkürler.

ümityaban1_edited.png
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Mine Çiğdem Özcan,

Bana Dileğini Söyle, 

204 Sayfa, Romanoku Yayınları

Söyleşi: Ümit Yaban, 01.03.2026

image0 (1).jpeg

© 2023 by HEAD OF THE CLASS.

PR / T 123.456.7890 / F 123.456.7899 / info@mysite.com

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı romanoku.org@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Facebook
  • Youtube
bottom of page