top of page
Ümit Yaban ile (Facebook Kapak Fotoğrafı).jpg

Ah ilk kitaplar! Yazandan bir parça kopacak da evrende yıldız gibi parlayacakmışçasına müstesna bir öneme sahip ilk kitaplar. Bu önem hem yazarlar hem de edebiyat tarihi için geçerli. Biz de bu heyecana ortağız ve büyük bir zevkle yazarların ilk göz ağrılarının görünürlüğüne katkı sunmayı görev biliyoruz.

WhatsApp Image 2026-01-15 at 00.53.56.jpeg

Ümit Yaban

"Ümit Yaban ile İlk Ümit" röportajları yeni konukların ilk kitaplarıyla romanoku.org adresinde devam ediyor.

Ümit Yaban'ın bu seride sitemizdeki yeni konuğu "Baktığım Her Yerde" adlı kitabıyla Nagihan Dermancı.

ümityaban1_edited.png

Sayın Nagihan Dermancı ilk kitabınız Baktığım Her Yerde’yi kutlarım, Eksik Parça Yayınları’ndan elimize geçti keyifle okuduk teşekkürler. Öncelikle merak ettiğim sizsiniz, edebiyatla kurduğunuz ilişkiye de değinerek kendinizi tanıtır mısınız? Nagihan Dermancı kimdir?

wh_eb81fe491 (1).jpg

Öncelikle kitabıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Nazik davetiniz onurlandırdı. Edebiyatla ilişkime okurluk bağım ile başlamak isterim. Okumayı söktüğüm andan itibaren iyi bir okur oldum. Hayatı sözcükler aracılığıyla anlamaya çalışan biriyim. Yazmak benim için anlatma isteğinden çok, bir tanıklık hâlidir. Edebiyat bir kaçış değil; aksine hayatın tam ortasında, insanı hayatla yüzleştiren bir alan. Kısacası yazmak benim için hayatı dinleme biçimi.

Yazma yolculuğu nasıl başladı? Yolda bir atölye ya da editörden destek aldınız mı? Bu yolculuğa yeni çıkanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Yazma yolculuğum, bir yazar olma kararından çok önce vardı. Lise yıllarımda yazdığım şiirlerle il ve ilçe çapında ödüller aldım. Okudukça kelimelerle kurduğum bağ derinleşti. İlk yazdıklarımı yayımlatmak için değil hayata dayanabilmek için yazdım. Zamanla bu durumun bana iyi geldiğini farkettim. Yaralarımı sağalttığını ve sakinleştiğimi gördüm. Bu süreçte iki farklı atölyeye katıldım. Atölyeler, disipline etti ayna oldu. Farklı editörlerden de zaman zaman destek aldım. Kitaba dönüşme sürecinde Zafer Köse ile çalıştık. Yola yeni çıkanlara tavsiyem acele etmemeleri. Yazmak hız değil derinlik işi. Her yazılan metin yayımlanmak zorunda değil. Bazen yazarı geliştirmek için yazılır sadece. Bilgisayarımın çöp kutusu hep doludur mesela benim. Yazdığım kadar sildiğim var diyebilirim. Ayrıca eleştiriden kaçmamayı, ama her eleştiriyi de mutlak doğru kabul etmemelerini öneririm.

Yaşanmışlıklar, gözlemlediklerimiz, iç dünyamız yazdıklarımızın bel kemiği olsa da sizin yazarken ilham kaynaklarınız, hikâyelerinizin temelini oluşturan unsurlar nelerdir?

Evet, yaşanmışlıklar, tanıklıklar yazdıklarımın omurgası fakat beni asıl yola çıkartan yaşananların insanda bıraktığı iz. Öykülerimin temelini çoğu zaman büyük olaylar değil; küçük hatta çoğu zaman görmeden geçip gittiğimiz insanlar, olaylar, kırılanlar ve kırgınlıklardan oluşuyor.

Yazım süreciniz belirli bir disiplin veya ritüel çerçevesinde mi ilerliyor? Yazar tıkanıklığını aşmak için benimsediğiniz özel yöntemler var mı?

Katı bir disiplin ya da değişmez ritüellerim yok. Yeni yeni öyküleri dinlendirmeyi öğrendim. Çoğu zaman tek bir görüntüyle ya da zihnimde dönüp duran bir leitmotivle otururum masaya. Öykü kendine yol açarak ilerler.

Kitabınızın genel teması nedir? Temayı oluştururken bilinçli bir şekilde mi hareket ettiniz yoksa yazım sürecinde kendiliğinden mi ortaya çıktı? 

Kitabımın genel teması, insanın zamanla, kayıpla, sustuklarıyla, görmezden geldikleriyle kurduğu ilişki etrafında şekilleniyor. Temayı baştan, bilinçli belirlemedim. Elimde kırka yakın öyküm vardı onların içinden bazılarının görünmez iplerle birbirine bağlı olduğunu gördüm ve bir bütünlük oluşturmaya çalıştım. Tema sezgisel olarak ortaya çıktı kısacası.

Kitabınızı okuyan birinin aklında en çok hangi soruların veya duyguların kalmasını isterdiniz?

Baktığımız her şeyi gerçekten görüyor muyuz? Yoksa zihin yalnızca anlamaya hazır olduğunu mu görüyor? diye soralım istedim aslında biraz da kendimize. Duygu olarak ise büyük bir sarsıntıdan çok bir eşlik ediş hali kalsın istedim okurda. Benim, “BAKTIĞIM HER YERDE” gördüklerimi birlikte görelim istedim. Kitabı kapattıktan sonra öykülerde yer alan kahramanlarım bir süre okurla yürüsün istedim.

Kitabınızı yazarken ve yayımlarken aldığınız en değerli tavsiye ne oldu?

Bence bir yazara en değerli tavsiye ‘acele etme’ ben bunu biraz zor öğrendim. Yazmak sabır ve sebat işi çünkü.

Yeni dosya hazırlığınız var mı? İlk kitap tecrübesini yaşamış biri olarak, ikinci dosya hazırlığında mutlaka buna dikkat edeceğim dediğiniz başlıklar neler?

Yeni öykülerim var fakat yeni dosya hazırlığım için henüz erken diye düşünüyorum.

Sorularımla okuyanların hem sizi daha iyi tanıması hem de kendi kafalarındaki soru işaretlerine bu yoldan geçmiş birinden cevap bulmalarını diledim. İkinci kitabınızı heves ile bekliyorum. Gönlünüze, kaleminize layık ömrünüz olsun. Teşekkürler.

Sevgili Ümit Yaban, bu söyleşi ile ben de bir hayalime daha tik atmış oldum sizinle söyleşi hayallerimden biriydi. Hem size hem de vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.

ümityaban1_edited.png
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Nagihan Dermancı,

Baktığım Her Yerde, 

96 Sayfa, Eksik Parça Yayınları

Söyleşi: Ümit Yaban, 15.01.2026

wh_eb81fe491 (1).jpg

© 2023 by HEAD OF THE CLASS.

PR / T 123.456.7890 / F 123.456.7899 / info@mysite.com

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı romanoku.org@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Facebook
  • Youtube
bottom of page