Diren

Bizim Mahallenin Kitapçısı

Diren ŞİMŞEK

03.09.2020

Sadako ve Kâğıttan Bin Turna Kuşu

    Yüreğe sözcük sözcük dokunup, göz pınarında biriken kitaplar vardır. Her bir satırı öylesine derinde bir yerleri sızlatır ki, dokundukça kurşun gibi delip geçer yüreği. Yumru gibi  insanın boğazına oturur, bir tokat gibi suratına çarpar; velhasıl insanın zoruna gider bazı kitaplar. İşte sevgili Sadako Sasaki'nin gerçek yaşam öyküsünü anlatan Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu eseri  tam anlamıyla böylesi sarsıcı ve derin etkiler bırakan bir eser.
   

    Ağustos 1945'te ABD, II. Dünya Savaşı'nı bitirmek üzere Japonya'nın iki kentine kısa aralıklarla atom bombaları attığında binlerce insanla beraber kentlerin büyük bir bölümü yok olurken, aslında gidenler kadar kalanların da gelecekleri yok oldu. Atom bombasının yaydığı radyasyon o denli korkunçtu ki, pek çok insan patlama anında hayatta kalsa da radyasyonun etkisinden hastalanmaya ve ölmeye devam ettiler. Üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen bugün bile etkisi süren bombalardan ilki Hiroşima'ya atıldığında Sadako Sasaki henüz iki yaşındaydı ve bombanın yaydığı radyasyondan etkilenen küçük kız,  olaydan on yıl sonra lösemiye yakalanarak hayatını kaybetti.  

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
20200903_110340-01-01-min.jpeg
elenaorcoeer.jpg

    Hastalığına ve çektiği onca acıya rağmen, hayatının son anına kadar umudunu asla yitirmeyen cesur Sadako'nun gerçek yaşam öyküsünü konu alan Sadako ve Kâğıttan Bin Turna Kuşu, bunca zulmün olduğu dünyada çocuk yüreğinin saf temizliğini, hayatın kıyısında bile tutunacak yemyeşil bir umut dalı olabileceğini; insanın göğsünün kafesinde turnalar yetiştirip kanadına barışı, umudu kondurup gökyüzüne nasıl bırakılabileceğini gösteren muazzam bir eser. 


    Geniş bir kültüre yayılan ve bin yıl yaşadığı söylenen turna kuşunun Japon geleneğinde de önemli bir yeri vardır. Öyle ki geleneğe göre, kâğıttan bin turna kuşu katlayan kişinin dileğinin gerçek olacağına inanılır. Hayat dolu küçük Sadako lösemiye yakalandığında, en yakın arkadaşı Şizuko ona iyileşmesinin yolunu bulduğunu söyleyerek bir turna kuşu yapar ve bu efsaneyi hatırlatır. Madem bin turna kuşu katlayan kişinin dileği kabul oluyor ve turnaların bin yıl yaşadığı söyleniyor, o halde bin turna kuşu katlarsa arkadaşı Sadako da iyileşecektir. Böylelikle Şizuko'nun yaptığı bu turna kuşu ile Sadako, umudunu  yaptığı turna kuşlarının kanadına kondurmaya ve umuda olan yolculuğuna başlamış oldu.

     Bir turna kuşu...

     iki turna kuşu...

     (...)

     Üç yüz doksan sekiz turna kuşu...

     üç yüz doksan dokuz...

20200903_112155-01-01-min.jpeg

      Sadako'nun katladığı her turna kuşu hastanedeki odasının tavanını umut umut süsledi. Bin turna kuşunu katladığı zaman iyileşecek, evine dönecek ve eskiden olduğu gibi rüzgâr misali koşabilecekti. Evet, dileğinin gerçekleşmesi için sadece birkaç yüz turna kuşuna daha ihtiyacı vardı.

     Altı yüz kırk bir...

     altı yüz kırk iki...

     altı yüz kırk üç...

     altı yüz kırk dört.....................


     "Tavandan sarkan kuş sürüsüne baktı. Sadako turnaları izlerken kuşlar, pencereden içeri esen sonbahar meltemleriyle hışırdayıp sallandı. Sanki canlıydılar da pencereden uçup gideceklerdi. Ne kadar güzel ve hürdüler! Sadako derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı. 
       Artık son uykusuna dalmıştı."


   On iki yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı muazzam cesaret ve umut örneğiyle Sadako, geride bıraktığı katlanmış turnalarıyla barışın, umudun simgesi ve sonsuzluğun göğünde bir turna oldu artık; alabildiğine hür! Yüreğimin en güzel köşesinde kendine özel bir yer edinen Sadako Sasaki'yi sevgiyle anarken, bu değerli ve özel eseri  mutlaka ama mutlaka büyük küçük herkesin okuması, okutması ve bu güzel eserden ders çıkarmasını tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, umudunuz her zaman daim olsun...

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle