ayşegül atılgan.jpg

Ayşegül Atılgan

11.05.2021

ŞİMDİ ŞİİR VAKTİ: Sait Faik Abasıyanık

sait-faik-1.jpg
IMG-20210511-WA0007-min_edited.jpg

“güneye yerleşiyoruz, orada bir kahve açıyoruz.”

     Sait, elindeki kağıt tomarlarını buruşturur.  Buruşturduğu kısmı gözlerini kısarak yüksek sesle okur: Bazı akşamüstleri, oturur. Hikâyeler yazardım, deli gibi! Ben hikâye yazarken kafamdaki insanlar balığa çıkardı.(s.15)  Onlar balığa çıkmışken şiir yazmak ister.
   

     Bej pardösüsünü, şapkasını alıp çıkar; masada hikâye müsveddeleri duruyorken şiir karalamayı canı istemez. Dolaşarak da yazılmaz, hikâye kahramanlarının sesi sözcüklerini susturur. Vapura biner, şimdi şiir yazabilir: “Sana koşuyorum bir vapurun içinde/ ölmemek delirmemek için… /Yaşamak, bütün âdetlerden uzak/ Yaşamak…/ Hayır değil, değil sıcak; dudaklarının hatırası;/ değil saçlarının kokusu hiçbiri değil.  Vapurun dümen yerinde çaldığım ıslık /yağmurlu güvertedeki türküm, /Sana yaklaşmaya vesiledir /Yoksa canım seni unutmak için değil./ Senden sonra anlaşılır boşluğu her şeyin/ Bana su, bana ekmek, bana zehir; bana tat, bana uyku gibi gelen çirkin kızım sensiz edemem! (s.11;13)
     

     Üsküdar iskelesinde iner. Üsküdar kıyılarının ötesindeki insanların içinde büyük dürbünler, güller gibi açmıştır. Köprüye çıkar İnsanlar köprüden geçmediği zaman acaba köprü düşünür mü? Gözlerini hafifçe kısarak gülümser. Kötü yağlarla yaptıkları börekten şişmanlamış iyi insanlarla, dalgıcı seyreder ,onlarla ahbaplık edebileceğini düşünür, sonra vazgeçer: Köprüde arkadaş olunmaz köprüden seyredilir. (s. 25;27;29) Köprüde şiir de yazılmazmış buradan ancak hikâye kahramanları çıkar. En iyisi aylak aylak gezip akşamı beklemek… Akşam olunca da şiir yazdıracak bir masa bulmak, der. Bize bir masa ayır Yanakimu /bir masa /üstü çiçeksiz/ örtüsü gazeteden/ şarabı aşktan/ hem hülyadan… Aleksandram mızıka çalsın/ Sen hoşnut ol Yanakimu (s.24) Yanakimu’nun tatlı sesiyle hoşnut olacakken içini bir yeis kaplar: Sıcak bir laf dinlemek isterken/ Rezil tam o saatlerde geliyor. (s.5) 


Senden bahis açılmadıkça susmak isterim
Senden bahis açmaya vesiledir
Kınalıda, vapur, deniz, yunus
Şimdiye kadar neden gökyüzü değildi?
Niye böyle oldu?
Neden kitapları severdim?
Bu şehirde ikimiz birden nefes alıyoruz
Yoksa neye yarardı bu garip şehir?
Burada senin doğduğun bana malumdur
Yoksa sever miydim minareleri
Süleymaniye’yi?
Sen gâvur olduğun halde Marikula

                                               (s.14;30) 

saitfaik-haydar.jpg

 

     Ah! Marikula  seni iki odalı bir eve götürecektim/ bir radyomuz bir banyomuz olacaktı/ Aynada sana layık iki üç eşya/ Güleceklerdi/…hiçbiri olmadı, olmayacak/ Dünyanın yarıdan çoğu/ Herkes, her şey benim saadetime mani olmakta/ Neden biliyorum/ Biliyorum, söyleyemiyorum. (s.36;37) Söylemeliyim/ meydanlarda bağırmalıyım/ Anlatmalıyım şu kiraz mevsiminin / para kazanmak mevsimi değil/ Sevişme vakti olduğunu…/Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını, /Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam / Boş geçirdiğim, bağırmadığım, sustuğum günlere / Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacının oğlu şiir okusa/ Karacaoğlan’dan, Orhan Veli’den,  Yunus’tan…(s. 2;3)


            Sait’in şiirinin içinde hikâye; hikâyelerinin içinde şiir tadı vardır. Hikâye tadındaki şiirlerini kiraz mevsiminde okumanız dileğiyle…

 

Sait Faik Abasıyanık, Şimdi Sevişme Vakti,  İş Bankası Yayınları, 2017,İstanbul.

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle