Ayşegül GÖÇMEN.JPG

VİŞNENİN CİNSİYETİ

Kitap İncelemesi: Ayşegül GÖÇMEN

vişnenincinsiyeti2_düzenlendi.jpg

   

‘’Hepimiz böyle mi yaşıyoruz?

İki yaşam: dışavuran ideal yaşam,

bir de imgelemin egemen olduğu, gizlerimizi sakladığımız içsel yaşam.’’

    Vişnenin Cinsiyeti hayal gücünün sınırlarına adanmış bir masal. Öyle ki okurken ne gerçek ne değil ayırdına varamıyor okuyucu. Winterson ördüğü kurgu ile bazen göklerde uçuruyor bazen düşündürüyor.

  ‘’Bir zamanlar hepimiz göçebeydik, gözle görülmeyen ama bilenin bildiği izleri sürerek dağlar, çöller, denizler aştık. Ama bir yere yerleşip de ağaçlar gibi kök saldığımızdan bu yana, tohumlarımızı saçacak olan rüzgarı kullanamaz olduk ve yalnızca hastalık ile mutsuzluk bulduk..’’

   Roman 17.yüzyılda İngiltere’de Thames Nehri kıyısında, Köpek Kadın tarafından bulunan bir bebek ile başlar. Jordan ismini alan bebek büyür ve dünyayı gezmeye çıkar. Deniz yolculukları, arayış ve aşk.. İlginç bir maceraya çıkar okur ve bu macerada eşlik edeni hayal gücüdür.

‘’Budistlerin dediğine göre Tanrı’yı bulmanın 149 yolu varmış. Ben Tanrı’yı değil, kendimi arıyorum ki bu çok daha karmaşık. Tanrı hakkında pek çok şey yazılıp çizilmiş, ama benim için bir tek satır yazılmamış..’’

    Jordan ve ona eşlik eden diğer karakterlerle eğlenceli ve içsel bir yolculuğun ortasında bulur kendini okur. Hayata, zamana ve algısına dair çarpıcı cümlelere değer gözleri. Jordan bir gece hayal ülkelerden birinde akşam yemeği yediği sırada bir kadın görür. Gördüğü sırada ipin üzerinde yürüyen bu kadına aşık olur ve birdenbire gözden kaybeder onu. O vakitten sonra aradığı şeyin aşk olduğunu sanar ve yolculuğa çıkar. İpin üzerinde yürürken gördüğü kadını bulmak için çıktığı bu yolculukta bambaşka insanlar, periler ve mekanlar tanır, gezer..  Günün birinde aradığı kadını bir adada bulan Jordan orada biraz kaldıktan sonra yoluna devam eder. Peki aradığı aşkta değilse nedir? Roman kurgusu gereği geniş bir zamana yayılıdır. Çoğu zaman Jordan’ın hikayesini okusak bile aslında aynı hikayeye farklı yerlerden eklemlenmiş bir çok değişik karakteri daha okuyoruz. Dans Eden On İki Prensesin Öyküsü, Fournata’nın öyküsü, Köpek Kadının öyküsü gibi. Özetle sonu gelsin istemediğiniz, altı çizilip düşünülmesi gereken cümlelerin kitabı Vişnelerin Cinsiyeti. Kitabı okurken denk geldiğiniz zaman atlamaları, hayal gücüne bulanmış hikayeler ve aslında gerçek dünyada özlemi çekilen bir çok şeyin anlatımı onu gerçek olmayan dünya için bir güzelleme haline getirmiş. Anlaşılması kolay ama bir o kadar da zor, hem geçek ama çok daha fazla hayali bir kitap Vişnenin Cinsiyeti. Tavsiye eder sevdiğim bir alıntı ile güzel okumalar dilerim..

  ‘’Oysa ben yola çıktım ve gördüm ki kafanın en basit yolculuğunun bile sonu yok. İlk adımı atıyorum ve anında yüzlerce alternatif yol çıkıyor karşıma. Bunlardan birini seçiyorum, başlamamla birlikte yüzlercesi daha beliriyor. Ne zaman niyetimi daraltmak istesem, genişletmiş oluyorum. Oysa bütün dar boğazlar, kanallar eninde sonunda beni açık denize götürüyor. İşte o zaman anlıyorum ne bitmez tükenmez bir genişliği olduğunu kafanın. Parıldayan sular ve dünyanın boyutları aklımı karıştırıyor."

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
Jeanette-Winterson-thumb.jpg

   Jeanette WINTERSON Kimdir? 

   1959’da Manchester, İngiltere’de doğdu. Pentekostal Kilise’ye mensup ebeveynler tarafından 1960’ta evlat edinilip misyoner olmak üzere yetiştirildi. Kitapların gücünü erken keşfeden ve kendini bir lezbiyen olarak tanımlayan Winterson 16 yaşında evden ayrılıp küçük bir arabada yaşamaya başladı. Bu süre içinde eğitimini devam ettirdi ve Oxford Üniversitesi İngilizce bölümünde okurken ek işler yaparak geçimini sağladı. Mezun olduktan sonra bir süre tiyatro alanında çalıştı. 25 yaşındayken yayınlanan ilk romanı Tek Meyve Portakal Değildir, 1985’te En İyi İlk Roman dalında Whitbread Ödülü’ne layık görüldü.

     Yetişkinler için on romanın yanı sıra çocuk kitapları, öyküler, denemeler, senaryolar ve bir anı kitabı yazdı. Ağırlıklı olarak fizikselliğin ve hayalgücünün sınırlarını, cinsiyet kutuplaşmalarını ve cinsel kimlikleri işleyen eserleriyle John Llewellyn Rhys Ödülü’ne, E.M. Forster Ödülü’ne ve Cannes Film Festivali’nde Gümüş Ödül’e layık görüldü. 2006 yılında ise edebiyata hizmetleri için kendisine Britanya Kraliyet Onur Nişanı verildi. Düzenli olarak The Guardian gazetesine yazan Winterson, Manchester Üniversitesi’nde Yaratıcı Yazarlık profesörü olarak görev yapmaktadır.