c1c5efa2-95c7-40b5-9231-2a649c8f1d5c.jpg

Jules Verne

ZACHARİUS USTA

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

   Bazen bizi üzecek ya da en güzel günlerimizin müsebbibi olacak insanlar girer hayatımıza. Belki İzmir’de Kordon’da sarılmışızdır sıkı sıkı dostlarımıza, belki İstanbul’da Emirgan Korusu’nda renk renk laleleri koklamışızdır sevdiceğimizle. Mardin’de Kasımiye Medresesi’nde havuzlu avluda çocukluğumuza selam vermiş, gençliğimize el sallamış, yaşlılığımıza merakla bakmışızdır belki de.**

  Belki Ankara Kalesi’nde geride kalanlara ağlamışızdır içli içli. Kaybettiğimize inandığımız gururumuza, onurumuza el sallamışızdır belki dünyanın herhangi bir yerinde.

   Peki o yerleri, o insanları, dostlarını, sevdiğini, çocukluğunu, yaşlılığını, ağladıklarını okuduğun kitapta bulduğun oldu mu hiç?

Zacharius Usta gibi birini tanıdım. Çok uzun zaman önceydi ya da belki kısacık bir zaman bazen uzun gelir. Unuturuz. Kötülüğü unutmaya meyilli karakterime her gün şükredişim bu yüzdendir.

zacharius Usta.jpeg
jules-verne-by-Thildou78[130424].jpg

    Fransız edebiyatının önemli temsilcilerinden olan Jules Verne’in 5 bölümden oluşan eseri, Türkiye İş Bankası Yayınlarından Modern Klasikler Dizisi olarak basılmış.

   Eserde Zacharius Usta ürettiği saatler ve icatları sayesinde kazandığı ünü, Cenevre’yi aşarak birçok ülkeye ulaşmış bir sanatkârdır.

   Zacharius Usta gibi illa bir şey icat etmesi gerekmez insanoğlunun. Ya da dünyaca ünlü biri hâline gelmeyi bile beklemez. Kibir ele geçirir bazısını daha yolun başında. Dünyanın herhangi bir şehrinde, bir kasabasında, bir köyünde küçücük bir noktayken, nokta olduğunu düşünmez de kendini üstün görür.

   Ama neyse ki kibirin cezasını verir hayat çok geçmeden. Hayat aslında iyidir, adildir. Davranışlarımızla onu intikam meleği hâline getiririz. İnsanlar da bunu savunmuyor mu? “Çok iyiyimdir ama damarıma basılmazsa!”

   Zacharius Usta’nın büyük bir emekle yaptığı saatler bozulmaya başlar.  

 “Cenevreli tüccarların iş konusundaki katılıkları atasözlerine geçmiştir. Sarsılmaz bir dürüstlük ve aşırı bir doğruluk sergilerler. Büyük bir itinayla monte ettiği o kol saatlerinin şehrin dört bir yanından kendisine geri getirildiğini görünce Zacharius Usta’nın duyduğu utancı varın siz düşünün.” (S. 11)

   

   Zacharius Usta saatlerinin varoluşu meydana getirdiğine; Tanrı’nın yarattığı sonsuzluğa karşın kendisinin de saatler üzerinden zamanı yarattığına inanıyordu. Tanrı bir sanatkârdı, kendisi de bir sanatkârdı. İnsanlar için en önemli şeyi bulmuştu; zamanı düzenli bir şekilde ölçebileceklerdi. Böylece bilimin yani kendisinin Tanrı’dan daha önemli bir icat yaptığına inanmıştı.

   Çırağı Aubert ‘ın Zacharius Usta’ya söylediği sözler beni derinden etkiledi:

 “Usta, bakır ve çelikten yapılmış bir makineyi, esintinin çiçekleri hareketlendirmesi gibi bedenlere can veren ve adına ruh denen Tanrı’nın nefesiyle kıyaslayabilir misin? Bacaklarımızı ve kollarımızı hareket ettiren görünmez çarklar olabilir mi? Hangi parçalar zihnimizde düşünceler doğuracak kadar iyi ayarlanabilir ki?” (S. 15)

    Kibirli insanı seven var mı aramızda? Tüm dinlerde de en büyük günahlardan biri olarak kabul edilmiştir. Kusursuz herhangi bir şeyin, kusurlarıyla bilinen insanın elinden çıkabilmesinin imkânsızlığını kabul ederek başlamak gerekmiyor mu her işe?

    "Yaşlı saatçi, Yaradan’a kafa tutup cennetten kovulan meleğe benziyordu.” (S. 27)

   Çünkü kibir beraberinde tüm olumsuz davranışları, tüm günahları, tüm kötülükleri getirir. Kibirli insan çevresindeki herkesi mutsuzluğa sürükler. Anlamaz ve anlaşılmak istemez. Gözü kör, kulakları sağırdır. En doğrusunu kendisinin yaptığına olan güçlü inancı ile insan olmanın kusur demek olduğunu unutur. Ve sonunda Zacharius Usta gibi kendi sonunu kendisi hazırlar ki bu son genelde çok sevdiği birini kaybetmek, üzülmesine neden olmak, hayatının akışını değiştirmek gibi vicdani bir son olur. Çünkü hayat kötülüklere karşı bir örümcek gibi ustaca intikam ağını örer. En çok nasıl zarar görecekse kibirli insan onu yaşar.

    Zacharius Usta gibi birini tanıdım; saatleri bozulmaya başladı…

  *Türkiye İş Bankası Yayınları, Fransızcadan çeviren: Alev Özgüner, 3. Basım, Mayıs 2018, 49 sayfa

  ** Mardin Kasımiye Medresesi’nde bulunan havuzlu avlu ifade edilmiştir. Havuz hayatı simgeler. Suyun ilk aktığı havuz bebekliği, ikinci akan havuz çocukluğu, üçüncü uzun ince havuz gençliği, dördüncü kısa havuz yaşlılığı, suyun döküldüğü havuz ise mahşeri simgeler. (Kaynak: https://www.gezilesiyer.com/mardinde-gezilecek-en-guzel-10-yer.html)

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle